Saklıkent Kanyonu

Saklıkent Kanyonu

Ocak 28, 2021 Kapalı Yazar: Erkan Erkut

Antalya Kaş ile Muğla – Fetiye içerisinde yer alan Saklıkent Milli Parkı içinde olan kanyon Esen çayının kolu olan Karaçay’ın oluşturduğu bir kanyondur.
Kanyon yılda ortalama 200 binin üzerinde yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

Milli park ilan edilen ve 1989 yılında ziyarete açılan park 1990 yılında yapılan tanıtım reklamları ile turizme açılmıştır.

 

Saklıkent’e Nasıl Gidilir?
Saklıkent’in içinde bulunduğu Fethiye’ye, Türkiye’nin birçok farklı noktasından şehirlerarası otobüs vasıtası ile ulaşmak mümkündür. Fethiye’ye en yakın havalimanı ise 50 kilometre uzaklıkta Muğla’da yer alan Dalaman Havalimanı’dır. Saklıkent, Fethiye merkeze 46 kilometre mesafede yer almaktadır. Buradan kanyona ulaşmak ise oldukça kolaydır. Fethiye Otogarı’nın önünden hareket eden Fethiye-Saklıkent minibüsleri ile yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonucunda kanyona ulaşmak mümkündür.
Saklıkent’in Özellikleri

Saklıkent’teki kanyonun taş duvarlarının yüksekliği, güneş ışınlarını kesecek kadar fazladır. Tam anlamıyla bir doğa harikası olarak değerlendirilen ve bir turizm merkezi olan Saklıkent’i yıl boyunca on binlerce turist ziyaret etmektedir. Ortasından bir akarsu geçen Saklıkent’te 16 adet mağara keşfedilmiştir. 3.000 yıl öncesine kadar buralarda insanların yaşadığı bilinmektedir. 16 kilometre uzunluğa sahip olan kanyon denizden 1.000-1.100 metre yüksekliktedir. Kanyondaki kaya duvarların yüksekliği 200 ila 600 metre arasında değişmekte, kayaların arasındaki uzaklık ise bazı noktalarda 2 metreye kadar daralmaktadır. Bu noktalardan gökyüzü neredeyse görülememektedir.
Kanyon girişinin yakınında yer alan kayalıklarda kükürtlü suyun kaynadığı ufak bir kaplıca bulunmaktadır. Bu kaplıca yöre halkı tarafından şifa amaçlı kullanılmaktadır. Suyun cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılmaktadır. Kanyonun girişinde kafeterya ve dinlenme alanı mevcuttur. 18 kilometre uzunluğa sahip olan kanyonun sonuna kadar profesyonel kişilerin haricinde yürünmesi mümkün değildir. Kanyon içerisine giriş ise duvarlara tutturulmuş ince köprüler üzerinde yapılmaktadır. Burada ancak tek sıra halinde yürünebilmektedir.

Saklıkent’e Ne Zaman Gidilir?

Kanyonun içinde buz gibi su aktığı için bölgeye yapılacak ziyaret yaz aylarında gerçekleştirilebilir. Kanyon, yaz sıcaklarından uzaklaşıp serinlemek için ideal bir noktadır. Bölgeyi sakin bir haldeyken görebilmek için ziyaret hafta içi gerçekleştirilebilir. Hafta sonlarında ve bayramlarda Saklıkent oldukça fazla sayıda ziyaretçiyi ağırlamaktadır.
Saklıkent’te Yapılacaklar
Saklıkent’te yürüyüş haricinde yapılacak daha birçok aktivite imkânı bulunmaktadır. Akarsu yüzünden, ziyaret sırasında ıslanmak söz konusu olduğundan buna hazırlıklı olmak gerekmektedir. Saklıkent, uluslararası alanda rafting yapmak için tercih edilen bir noktadır. Birçok yabancı turist sadece rafting yapmak üzere buraya gelmektedir. Akarsuyun akıntısı çok fazla olmadığından burada çocuklar bile rafting yapabilmektedir. Profesyonel bir rehber eşliğinde 45 dakikadan 3 saate kadar parkur seçenekleri mevcuttur. Saklıkent’te yapılabilecek bir diğer aktivite olarak ise çamur banyosu sayılabilir. Rafting turu sonunda da gidilebilen çamur havuzundaki şifalı çamurdan faydalanmak mümkündür. Kanyonun müthiş manzarasını tepeden görebilmek için zepline yapma imkânı da mevcuttur. Ayrıca adrenalin tutkunları için bungee jumping alanı da kurulmuştur. Saklıkent’te güneşin batışını izlemek ise oldukça ayrıcalıklı bir deneyimdir. Kanyonun ziyareti sırasında bu manzarayı görme imkânı da değerlendirilebilir.
Saklıkent’e Giderken Yapılacak Hazırlıklar;
Saklıkent’e giderken deniz ayakkabısı gibi bir lastik ayakkabı hazır bulundurmak gerekmektedir. Su geçirmez bir çanta ve kıyafetler de oldukça önemlidir. Yürünen yolda su bazen bel seviyesine kadar yükselebilmektedir. Akşam saatlerinde hava serinlemeye başladığından kuru yedek kıyafetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca kanyon yamaçlarından düşebilecek kaya ya da düşmeler için başa sarı baret de takılabilmektedir.

Saklıkent Kanyonu’nda kil katmanından oluşan bir alanda çamur banyosu yapabilirsiniz. Vücut sağlığı açısından şifalı olduğu bilinen bu kil toprağın tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca Helen, Roma, Likya ve Osmanlı döneminden kalma tarihi kalıntılara rastlayabilirsiniz. Geziniz sırasında kaya mezarının içine de bakabilirsiniz. Kayalar içinden fışkıran sular sayesinde Karaçay Nehri meydana geliyor ve Sesen Çayı ile birleşerek Kumluova Çayağzı’ndan denize dökülüyor. Bu doğa harikası yerde kayalara açılan deliklere bağlanan tahta bir iskele yardımıyla gezebiliyorsunuz. Doğa yürüyüşü seviyorsanız birkaç saat boyunca burada gezebilirsiniz. Civarda alışveriş yapabileceğiniz marketler, restoranlar, barlar ve tesisler bulunuyor. Piknik alanını da atlamamak gerek.