Kasım 29, 2012 Kapalı

Fındık Kabuğu

Yazar: Erkan Erkut

Dünyanın en mutlu insanı olsanız da, bütün hayalleriniz gerçekleşse de, hayatınızın aşk’ını bulsanız da. İşte, bu yüzden yalnızlıktan kurtulamazsınız. Çünkü, en büyük gerçek olan ölüm, buram buram yalnızlık kokar, yalnızlıkla yoğrulmuştur. Bazen varlığını bir şeyler, bir hisler unutturabilir. Ama sevdiğin adam ya da kadın bırakıp gittiğinde, gitmek zorunda kaldığında, arkadaşların kazık attığında, en sevdiklerin öldüğünde, öyle ya da böyle, çıkıp gelecektir, müsait misin diye sormadan.

Kasım 26, 2012 Kapalı

Maria Puder ölmedi.

Yazar: Erkan Erkut

Cümlelerinin arkasına gizlenmeyi bırakmalısın. Çünkü Kürk Mantolu Madonna’yı sevdim ben, daha ilk günden hayatımın merkezine yerleştirdim. Uyandığımda, evde, okulda, yolda… Her yerde aklımdan gitmiyorsun. Korkuyorum onardığın -eskiden tuzbuz olan- o sol yanımdaki beni inciteceğinden. Korkuyorum seni sevmekten, benim sevdiğim kadar sevemeyeceğinden korkuyorum. Sana geldiğimde seni bulamamaktan korkuyorum. Senden izin almayı bile düşündüm bunun için. İzin ver, hayatımı adayayım; izin ver, seni seveyim. İzin ver.

Kasım 26, 2012 0

Kürk Mantolu Madonna

Yazar: Erkan Erkut

Uzun zamandır böylesine etkileyici bir kitap okumamıştım. “Kürk Mantolu Madonna”yı elime aldığımda bu kadar sağlam ve etkileyici roman kahramanlarını bulabileceğimi ummuyordum doğrusu. 160 sayfalık bir romanın (Sabahattin Ali’ye göre uzun hikaye) bir başyapıt olabileceğini hiç beklemezdim. Böyle bir kitabın Türk edebiyatına ait olduğunu bilmek ise ayrıca gurur verici ve ayrıca Sabahattin Ali’nin kıymetini geç anlayanlar kervanına da katılmış oldum böylelikle.

Kasım 21, 2012 Kapalı

Kırdın Yüreğimi…

Yazar: Erkan Erkut

İşte başardın sonunda
Kırdın yüreğimi
Sızım oldun kalem tarumar
Yazmıyor artık
Yiğitliğidir sevdanın bu gidiş
Son değil bu kaçış
Kimler kaçıp gitti kim bilir
Susanlar ne çok

Kasım 21, 2012 Kapalı

Zaten hasrek kalmiş idum o deniz gözlerune…

Yazar: Erkan Erkut

Özledim seni…
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir…
Beynimi uyuşturu­yor özlemin…
Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlı­yorum.
Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime sapla­nan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.
Sabahlara seni ok­şayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, se­vimli ha­şarılığını, çocuksu küskünlüğünü…

Kasım 20, 2012 Kapalı

DKNY şişe illustrasyonu

Yazar: Erkan Erkut

Yine sınıf içi çalışmalarımızdan bana denk gelen DKNY şişesi illustrasyon çalışmasının sonucu çize çize ortaya çıkan bu oldu… Sanırım iyi…

Kasım 20, 2012 0

Otomatik yanan lamba…

Yazar: Erkan Erkut

“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın bülent?”
“Hangisini?”
“Otomatik yanan, sensorlu lamba.”
“Hayır.”
“Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”
önüme baktım.
“Neden kırdın?” cevap yok.