Eylül 17, 2019 Kapalı Yazar: Erkan Erkut

Viyana’da Fransız devrimi sonrası uluslararası düzeyde ve yüksek katılım olan bir kongre düzenlenir. Kongre günlerce sürer ve özel yemekli toplantılar ve balolar düzenlenir.

Bu toplantılarda ise birbirinden ünlü aşçılar ve pasta şefleri de farklı lezzet arayışlarına girer. Bir bakıma onlar da kongre boyunca birbirleriyle ikramlarda ve misafirleri ağırlamada yarışırlar.

Dönemin prensi “Metternich” konukları için özel çok özel bir tatlı ister. Şef aşçı hastalandığı için pasta yapma işi o günlerde henüz 18 yaşında çok genç bir pastacı ve çırak olan Franz Sacher düşer. Sacher de fark yaratmak ve daha da önemlisi kendi yeteneğini göstermek için yeni bir pasta yapar.

Bu tarifi dönemin diğer pastacıları çok beğenilmez. Çünkü onlara göre marmelat ve çikolata uyumlu bir lezzet değildir. Ancak yine de bu protokol davetlerinden birinde bu pasta ikram edilir ve toplantıya gelen üst düzey misafirler tarafından çok beğenilir. Bu pasta kalın çikolatalı 2 kek katmanı arasına kayısı marmelatı konuluyor, en üstüne de yoğun çikolatayla kaplanarak ve yanında da köpüklü beyaz kremşanti eşliğinde sunuluyor.

Franz Sacher pastasını, üzerine kendi ismi yazılı minik bir bitter çikolatayla hazırlıyor ve tarifini de kimseyle paylaşmıyor. Kral 1.Joseph döneminde ise bu pasta kral tarafından o kadar seviliyor ki her gün bir tane de özel olarak saray için hazırlanıp yollanıyor. Böylece Sacher, Franz Joseph’in en sevdiği pasta olarak ünleniyor.

Ancak her başarılı işte olduğu gibi ilerleyen yıllarda bir de rakibi oluyor. Kraliyet pastacısı olarak bilinen Demel de aslında tarihi çok daha eski yıllara dayalı, 1786 yılında Viyana’ya gelip yerleşen butik bir pastacının hikayesiyle başlıyor bu yolculuğuna.

Viyana’nın en ünlü adreslerinden biri olan Demel bugün halen koruduğu antik dekorasyonunun yanı sıra birbirinden güzel pastaların ve çikolataların olduğu bir vitrini ile göz dolduruyor.

Franz Sacher’in çocukları ve ilerleyen yıllarda da torunları, taklitleri çokça yapılsa da orjinal tarifini sır gibi sakladıkları bu pastaya sahip çıkıyorlar ve Sacher Otel’i açarak altındaki pastanede sattıkları bu lezzetli pastanın ismini tescil ettiriyorlar.

Ambalajlarında SACHER DAS ORIGINAL SEIT yazısının yanı sıra pastanın üzerinde de ince bir bitter çikolatanın üzerinde Sacher imzasını kullanıyorlar.

Bu pastanın özelliğinden biri ise sert ve çok dayanıklı olmasıdır. Bir hafta sonra bile tazeliğini koruyabildiği hatta durdukça daha güzelleştiği bile söylenir.